17 Eylül 2014 Çarşamba

Kitap Kurtlarına Müjde!

  8.Beyoğlu Sahaf Festivali Başladı!

Her yıl düzenlenen Beyoğlu Sahaf Festivali'nin 8.'si, 17 Eylül 2014 - 7 Ekim 2014 tarihleri arasında 80 sahafın katılımıyla ve 1 milyondan fazla kitaplarıyla okuyucularla bulusuyor.




Her sene fırsat bulunca gitmeye çalışırım mutlaka. Yalnız tarihi doğru bulmuyorum. Hava durumuna ve çeşitli etkinliklerle aynı zamana denk getirilmemeli. Tanıtımı da iyi yapılmalı diye düşünüyorum.Kitapların arasında kaybolacağınız bir festival. Eski kitapların kokusunu çok seven bir insan olarak, ikinci el kitap kullanmayı severim. Çünkü kitapları okurken sizden daha önce okumuş olan insanların deneyimi yansır, okuması yansır. Notları, belki sizinle aynı yerlerin altını çizmiştir.

Özellikle almak istediğiniz nadir bulunan kitapları da bulma fırsatı elde edebilirsiniz.

Festival hakkında bilgi için: www.facebook.com/events/799426226775981





11 Eylül 2014 Perşembe

Loreal Paris Türkiye'den Gelen Garnier Olia Saç Boyası

Loreal Paris Türkiye'nin Garnier Olia sayfasından yeni boyalarını evde denemek için form doldurmuştum. Bugün Garnier Olia Kalıcı Saç Boyası 5.0 Kahve rengi geldi.
Saçlarını yeni boyamaya başlayan biri olarak, bu markayı ilk defa kullanacağım.
Paketin inanılmaz güzel bir kokusu var. En kısa zamanda deneyeceğim. Özellikle benim gibi saçları çabuk uzayan ve beyazlayan(evet bu yaşta:) bir bayan için umarım kapatıcılığı iyidir. Ayrıca bu boyanın en önemli özelliği "Amonyaksız" olmasıdır.
Ürün için Loreal Paris'e teşekkürler:)

5 Eylül 2014 Cuma

Seul Uluslararası Drama Ödülleri'nde Medcezir'e Ödül!

Sıkı bir Kore drama tutkunu olarak.
Bu sene Seul Uluslararası Drama Ödülleri'nde internet üzerinden yapılan oylama da "Medcezir" dizisi ödül aldı.
50 farklı ülkenin katılımıyla gerçekleşen törende Medcezir dizisinden başrol oyuncusu Çağatay Ulusoy ve Ece Yörenç ödülü Seul'de aldı.

En İyi Dizi Gümüş Ödülü: Medcezir

Videoyu buradan izleyebilirsiniz.

Kırmızı Halıya Geliş Time Code: 00:25:00
Ödül alma Time Code: 02:51:00


1 Eylül 2014 Pazartesi

İsmek 2014

Herkese Merhaba,
Sizlere yararlı duyurular yapacağım.
Geçen sene İsmek kurslarından birine gitmiştim. Ve gerçekten çok yararlı oldu bana. Bu sene de  yakından kayıtları ve kursları takip ediyorum.  İsmek kursları ücretsiz ve giderek çeşitli branşlarda kurslar açılıyor. Bu çok sevindirici bir haber.
ismek.ibb.gov.tr 'dan takip edebilir, ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
Anasayfada bugün çok güzel bir haber gördüm. İsmek bu sene yeni branşların gelmesi dışında artık tüm kayıtların online yapılmasını getirmiş. Bu çok  güzel bir yenilik:)
Yani şubeye gitmeden internet üzerinden kurs kaydınızı yapabiliyorsunuz.

Ayrıca önemli bir uyarı yapmak istiyorum. Kayıtlar 8 Eylül'de başlıyor! Ayrıca bazı kursların kontenjanı çabuk dolabiliyor. Süreyi kaçırmadan, size en yakın şubeden kayıt yapabilirsiniz.
8 Eylül'de online kayıtlar, Ekim ayında da dersler başlıyor.
Benim bir kaç düşündüğüm branşlar var. Özellikle kendi alanımda faydası olabileceğine inandığım.
Google Seo Adwords ve Photoshop kursu.
Umarım yakın bir şubede, bu kursları alabilirim.
Şimdilik görüşmek dileğiyle :)

21 Ağustos 2014 Perşembe

Yeni Bir Site Keşfi ve Çok güzel bir yazı:)

Bugün keşfettiğim bir site. İçerisinde Hayat, Yemek, Kariyer, Eğlence, Moda ve Sağlık kategorilerinde kaliteli içerikler bulabilirsiniz. Özellikle IK Uzmanı Nilay Karagülmez Abamor'un yazılarının yer aldığı yazılar çok öğretici.


Hayatkolay.com'da dikkatimi çeken çok güzel bir yazı var.
Dijital Detoks hakkında.
Yeni teknolojiler adeta etrafımızı sardı ve günlük yaşamımız etkiler oldu.
Sabah uyandığımızda ilk yaptığımız iş elimiz alarm sesiyle telefona gider ve ardından gelen mesajlar, mail kutumuz, facebook sayfamız, twitter gündem listesi vs.. bakar bakar durur ve zamanımızı sürekli bir ekrana bakarak geçiririz. Hatta o yetmez, telefonda twitterdaki tweetlere bakarken bir yandan laptopunuzu açar açılır açılmaz oradan twitter'a geçersiniz:) Yalan mı ama?

O kadar çok yoğun vakit geçirilir ki, saatin kaç olduğunun farkına bile varmayız. Sürekli ordan oraya tıklayarak vakit geçiririz. Youtube'daki yorumlar geliyor aklıma: "Ben buraya nasıl geldim?" vb.
İşte tüm bunlardan kurtulmak, yoğun teknoloji bombardımanı içinden sıyrılmak, biraz kafa dinlemek, normal günlük o yoğun hayatımızdan sıyrılmak isteriz. İşte bunun adı : Dijital Detoks...
Devamını Nilay Hanım'ın yazısından öğreniyoruz:)

http://www.hayatkolay.com/hayat/dijital-detoks/

Her yerden Hata Mesajı Gelmesi..

İş ararken bile o kadar sorunlarla boğuşurken, her yerden error mesajı gelmesi...
Sorunların üst üstte gelmesini de saymıyorum. Nasıl bir iş arıyorsak web siteleri de "Dur! Burada bir hata var" dedi.














En iyisi bir saat yoga yapalım..

17 Ağustos 2014 Pazar

15 Sene sonra.. 1999 Depremi

Uyuyamadım sıcak havadan, nemden.. Gözüm bilgisayarın tarihine ilişti bi an.
17.08 çok tanıdık gelmişti.
15 sene geçmiş dile kolay acıların üzerinden..
17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi
7,5 şiddetinde yaklaşık 45 saniye süren.
18.373 ölü ve 48.901 yaralı :(


Sesimi Duyan Var Mı?

















Unuttuk sanırım depremi, acıları yaşananları daha en yakın Van'daki depremi ne çabuk da unuttuk di mi?
Ne yapıyor oradaki insanlar şimdi? Nerede kalıyor, nasıl yaşıyor? Öksüz ve yetim kalan çocuklar..
Ne kadar acılarına ortak olduk, ne kadar sarabildik, yardım ettik onlara..

8 yaşındaydım. Hayal meyal hatırlıyorum. Gerçi o çığlıklar hala kulağımda o görüntüler.
Depremi hiç hissetmedim ben. Uyuyordum. Annem geceliğimden tutup dışarıya çıkardı beni.
Kapının önünde hayal meyal ağabeyimin bize "Ne diyorsunuz,çıksanıza!" dediğini hatırlıyorum. O an uyanmıştım. Dışarı çıktığımızda her evden mahallede bağırışlar, çığlıklar vardı. Komşularımızdan bir ağabeyimiz dış kapıya tutunduğunu hatırlıyorum. Bense annemin bacağına tutunmuştum korkudan.
Depremin ne olduğunu bile bilmiyordum.. Daha sonraki 4,7'leri hatırlıyorum sadece. Bir gök gürültüsü sanki öyle bir ses ve ardından uyuduğum ranzanın sürekli gidip geldiğini..

Daha sonra mahallede herkesle yerlere yataklar serilip yatıyorduk. Arabaların teyplerinden depremden sonraki durumu bildiren muhabirlerin o acı haberleri.. İnsanın içini parçalıyordu..
Çadırlar kurduk, gündüz işe gidip gelenler akşamdan sabaha kadar dışarda, çadırlar da yatıp kalkıyorduk.
Bizim evimiz sağlamdı. Bulunduğumuz bölge depreme dayanıklı yerlerdendi.

Bi süre sonra tvden takip etmeye başladık. Evlere giriyorduk. O televizyon ekranındaki manzaralar insanın psikolojisini yerle bir ediyordu.. Çok çok kötüydü:(  Depremden sonra o insanlara ne kadar yardım ulaştı bilmiyoruz. Van'daki yardımların da ne kadar ulaştığını bilmiyoruz.
Deprem çantaları hazırlamıştık annemle hatırlıyorum. İçlerine pirinç, su, fener, pil, çakmak, ilaç vb. şeyler koymuştuk. Hatta  bir keresinde  artçı bir deprem olmuştu. Dışarı attığımızda kendimizi, çantayı almadan çıkmıştık. Deprem tatbikatı nedir? Onu bile bilmiyoruz. Şuanda çok büyük şiddetli bir deprem olsa, ki İstanbul ve beklenilen bir deprem şehrinde. İnanın düşünmek bile istemiyorum sonuçlarını..
Bilinçlenmemiz gerekir. En azından biz elimizden geleni, önlemi alalım. Her şeye hazırlıklı olalım!

Yapamayız mı çok mu zor?
Okullarda yapılamaz mı? Bu eğitim düzgün bir şekilde verilemez mi?
Şuanda deprem olduğunu düşünün. Ne yapardınız?
Buradan başlayalım!
Hemen buraya yönlendiriyorum sizi. >>>http://www.koeri.boun.edu.tr/aheb/cokkapantutun.html
Oradaki oyunu da oynayabilirsiniz..



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...