17 Nisan 2012 Salı

Ceyhun Yılmaz Marmara İletişim'deydi..

Bugün saat 15:00-16:00 arası Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde misafir hoca olarak"Radyo ve Tv Programcılığı - İnternet İletişimi hakkında ders veren kendi deyimiyle şiirbaz, iknatör, sandırıcı Ceyhun Yılmaz sempatik kişiliğiyle öğrencilere bilgilerini ve deneyimlerini aktarmaya çalıştı. 
Konuşmalarında:
Dil, Müzik ve dansın doğuşu, Radyo, Tv, İnternet konularına değindi. 
Twitter'ı insanlar niçin kullanır? Bu sorunun cevabının ilk attığı tweette bulunuyormuş. 
Dans konusunda herkesin yapabildiği tek sanatın dans olduğunu söyledi. 
Kitap tavsiyesinde bulundu: İstanbul'da İşgal Yılları -İsmail Hakkı SUNATA  Kitap hakkında bilgi için tıklayınız!


Radyo'nun kendisine ait, özel bir zaman istemeyen iletişim aracı olduğunu, teknolojinin insan hareketlerine karar verdiğini söyledi. 
İnternetin radyoya iade-i itibar verdiğini belirtti.


Biz gençlerin özellikle iletişim fakkültesi öğrencileri olarak kitle iletişim aracı olduğunu bilerek, 3.kişiler hakkında konuşmayarak, kendimizi övdürmeyerek interneti kullanmamızı tavsiye etti. 

Bir sonraki ders: 17 Mayıs'ta saat:14:00'te Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Medya Merkezi Stüdyosunda olacak. 

Ceyhun Yılmazı takip etmek için twitter adresi: twitter.com/ceyhunyilmaz


 

11 Nisan 2012 Çarşamba

Bir Damla Sudaki Canavarlar!

Avusturyalı film yapımcısı Clemens Wirth, ‘Micro Empire’ adını verdiği kısa filmi için bu kez objektiflerini bir damla suyun üzerine çevirmiş ve içindeki yaşamı filme almış. Bir damla sudaki mikropların özel bir yöntemle görüntüsü 
çekildi.Avusturyalı multimedya sanat mezunu Clemens Wirth'in çalışmaları, hayat kaynağı olan sudaki dehşet verici görüntüleri ortaya koydu.Bu mikroplar, nehirler, göller ve havuzlardaki sularda var. Şehir suları klorlandığı için bu mikroplar yaşayamıyor.Mikroplar, dehşet verici görüntülerine rağmen insanlar için öldürücü değil.Bir damla suda milyonlarca mikrop bulunabiliyor.




Un niçin çok tehlikeli bir patlayıcıdır?

Size çok ilginç bir yazı paylaşıyorum:) 
Tarihte kayda geçen ilk un patlaması 1785 yılında İtalya’da Turiri’de bir ekmek fırınında, bir lambanın un tozunu tutuşturması sonucu oldu. Ölüme ve fazla zarara yol açmayan bu patlamadan sonra konu unutuldu gitti. Modern günlerimizin başlangıcında, insanlık tarihinin ana gıdası ekmeğimizin en önemli girdisi olan unun çok ciddi bir şekilde yanarak patlayabileceğini kime söyleseniz herhalde şaka kabul eder gülerdi. 1981′de ABD’de büyük bir hububat silosu infilak edip, 9 kişi ölüp, 30 kişi de yaralanınca gülmeler durdu. 1988′de hububat bulunan yerlere belirli bir emniyet standardı getiren kuralların uygulanmasına başlanılmasına rağmen 90′lı yıllarda sadece ABD’de undan kaynaklanan ortalama yılda 13 patlama oldu.
Peki nasıl oluyor da un bu kadar tehlikeli bir şekilde patlayabiliyor? Sebebi basit. Çünkü o bir karbonhidrat. Havada toz olarak asılı duran karbonhidratın miktarı, bir metreküpte 50 gramı aşınca herhangi bir şekilde tutuşturulduğunda patlar. Un tozları o kadar küçüktür ki, anında yanar ve bu yangın diğerlerine zincirleme yayılır. Bu da toz bulutunda, ortama da bağlı olarak, patlayıcı bir güç oluşturur. Benzer durum şeker, puding ve hatta çok ince testere talaşlarında bile oluşabilir.
Bir yangının çıkması için üç şeyin bir arada olması gerekir. Hava (içindeki oksijen), yanıcı madde (burada un oluyor) ve tutuşturucu. Silolarda insanların çalıştıkları yerlerde tutuşmak için gereken metreküpte en az 50 gram un tozu miktarına pek ulaşılamaz. Tabii burada unutulmaması gereken patlamaya sebep verenin yanıcı maddenin havada asılı duran toz miktarı olduğudur, yoksa yere serilen unda böyle bir tehlike yoktur.
Silolarda tutuşmaya sebep olan şeyler, bilinçsizce yapılan bir kaynak, bir kesme işlemi, sigara, asansörler ve konveyörlerin mekanizmalarından çıkan kıvılcımlar olabilir. Şüphesiz ortamın da çok önemi vardır. Patlamanın yarattığı büyük basınç boşalacak yer bulamazsa binayı bile yıkabilir. Açık havada ise patlama olmaz ama yine de tehlikeli bir alevlenme olur.
Hanımlar, endişelenmeyin, kurabiye veya börek yapmak için aldığınız bir kilo undan 50 gramı havaya uçmaz. Bu olay için tonlarca un gerekir. Hamur yoğurmak için balkona çıkmanıza hiç gerek yok!

9 Mart 2012 Cuma

Akbank Kısa Film Festivali'nden Farklı Bir "Çile Bülbülüm" Yorumu

Akbank Sanat bu ay gerçekleşecek Kısa Film Festivali için duyurulara, #bizekisayeter hashtag’iyle desteklenen bir film ile başlamış.

Neredeyse herkesin ezbere bildiği ünlü Çile Bülbülüm şarkısının yarattığı beklenti ve hevesi kursağında kalan dinleyicilerin şaşkın halleri hem çok komik, hem de kısa filmin çarpıcı etkisine güzel bir gönderme.

Bu tanıtım filminin tadını herhalde en çok “Bana Kısa Yeter” diyen ve kendini kısa yoldan anlatmayı sevenler alacaktır. Bu sene Akbank Kısa Film Festivali’ne 500’ün üzerinde film başvurusunun gelmesi festivalin büyük bir kitle tarafından takip edildiğini gösteriyor.

19-29 Mart arasında gerçekleşecek Kısa Film Festivali hakkında daha fazla bilgi almak için www.akbankkisafilm.com adresinden festival sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Bir bumads advertorial içeriğidir.

6.Kısadan Hisse Kısa Film Günleri

Geçensene de katıldığım bu sene de katılmayı düşündüğüm güzel bir etkinlik paylaşıyorum.
Okuldan hocalarımda katkıda bulunacaklar ayrıca arkadaşlarımın yaptığı kısa filmleri izleme imkanı bulacağım. Bahçelievler Belediyesi katkılarıyla olan bu etkinlik Bahçelievler Belediyesi Necip Fazıl Kısa Kürek Kültür Merkezi'nde olacak.
<>
6.KISADANHİSSE KISA FİLM GÜNLERİ 

1 Mart 2012 Perşembe

Edius Kısa Yolları



Q harfi: In noktasına gitmenizi sağlar
W
harfi: Out noktasına gitmenizi sağlar
E
harfi: Görüntüyü Player penceresinden timeline a atılmasını sağlar.
R
harfi: Ripple Mod’u açar ve kapatır.
T
harfi: Yazı penceresini açılmasını sağlar.
Y
harfi: clip leri örneğin sesi ve video linklenir.
U
harfi: Sadece sese in verir
I
harfi: in verir.
O
harfi: Out verir
P
harfi: Sadece sese out verir.
Ğ
harfi: Player penceresindeki görüntüyü timeline’a Insert girer.
Ü
harfi: Player penceresindeki görüntüyü timeline’a overwrite girer.
A
harfi: Timeline üzerinde önceki kesme noktasına gidilir.
S
harfi: Timeline üzerinde sonraki kesme noktasına gidilir.
D
harfi: In ve Out noktaları arasını keser.
F
harfi: Match Frame yapar.
G
harfi: Video ve sesi gruplar.
H
harfi: Paletleri açar ve kapatır.
J
harfi: Geri sarma işlemi yapar.
K
harfi: Pause yapar.
L
harfi: İleri sarar.
Z
harfi: Tıkladığınız clip in başına sonuna in ve out verir.
X
harfi: in ve out u kaldırır.
C
harfi: Kesme işlevi görür.
V
harfi: Marker işaret koyar.
B
harfi: Bin penceresi açar ve kapar.
N
harfi: seçili clip’in solu keser ve kaldırır.
M
harfi: seçili clip’in sağını keser ve kaldırır.
Ö
harfi: En son yapılan işlemin.
F9
: Capture eder
F11
: Dosya olarak Export eder
F12
: Kasete çıkış verir.
F8
: Multicam
F6
: Trim Mode
F5
: Normal Mode
Shift ve Enter
: Render isteyen alanı render yapmamak için buffer a alır.
Home
: Timeline’da başa götürür.
End
: Timeline’da sona götürür.
Shift ve End
: Timeline çizgisinden sonrasını seçer
Shift ve Home
: Timeline çizgisinden öncesini seçer
Alt ve G
: Ses ve videoların gruplarını ayırır.
CTRL ve T harfi
: Video’dan tek kare Resim olarak çıkış verir.
Aşağı ok ve Yukarı ok
: kanallar arasında geçiş yapar.
Sağa ok ve Sola ok
: Kare kare ileri geri götürür.
CTRL’a basılı tutarak ve Mouse’unuzun ortasındaki yuvarlakla ileri geri
oynarsanız timeline yakınlaşır veya uzaklaşır.
Sadece Mouse’unuzun ortasındaki yuvarlakla ileri geri oynarsanız timeline da
ileri geri gidersiniz.

Nokta
( . ) sola trim yapar
Virgül
( , ) sağa trim yapar
Tab tuşu
Player ve Recorder pencereleri arasında geçiş yapar
Space tuşu
timeline da görüntüyü oynatır veya durdurur.

Kaynak: Computorium.

Kartalkaya'yı Ateşleyenler

Hayalin bir dağın tepesine karlarla kaplı olsa da ateşle iz bırakmak kadar zor bir şey olsa bile peşini bırakma. Önce hayal eder, sonra o hayale inanırsın; nasıl yapabileceğini tasarlar ve denersin, yılmadan. Yeterince denersen, neden olmasın?

Onlar tam da bunu yaptı. Karlarla kaplı Kartalkaya’nın zirvesine ateşle iz bırakabileceklerine inandılar. Burn, sadece ihtiyaç duydukları cesaret ve enerji desteğini sağlayarak bir hayali ateşledi. Onlar da tutkularının peşinde yola çıktılar. Boardlarını hazırladılar, pompalarla modifiye ettiler, rampalarını kurdular ve kaydılar. Olmadı, baştan aldılar, onları amaçlarına ulaştıracak şartları gerçekleştirmeyi başarana kadar, tekrar tekrar.

Ve 3. gün de bitip gece yarısı olduğunda Kartalkaya’da istedikleri ateşi yakmayı başardılar. Çektikleri videoyla da ‘İçindeki kıvılcım nasıl kocaman bir ateşe dönüşür’ü hepimize gösterdiler. Tutku ve cesaretle yanmayacak ateş yoktu, inandık. Burn, gençleri tutkularından başka bir şeye kulak asmadan, istediklerini alana kadar denemeye, vazgeçmeden denemeye çağırıyor. Tutkuları cesaretle besleyen kocaman bir ateş yakmak için Burn gençleri ateşlemeye devam edecek.

İçindeki kıvılcımı farket ve büyüt. Burn ateşler.

http://www.facebook.com/BurnTurkiye


Bir bumads advertorial içeriğidir.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...